hosarlikoyu.sitemynet.com
fgdfgd.jpg

ANASAYFA
İLÇEMİZ
İLİMİZ
HOŞARLI'YI TANIYALIM
HOŞARLI KÖYÜ
KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA
DERNEĞİ
MUHTARIMIZ
KAMU ÇALIŞANLARIMIZ
ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİMİZ
İŞ
ADAMLARIMIZ
SOSYAL FAALİYETLER
CENAZE MERASİMLERİ
KÖYDEN YORUMLAR
FOTO ALBÜM
İZ BIRAKANLAR
KÖYDEN HABERLER
ANKET
ZİYARETÇİ DEFTERİ
TELEFON REHBERİ
LİNKLER

HOŞARLI'YI TANIYALIM


TARİHÇE

Hoşarlı'nın köy olarak anılması çok eski olmasa da, mahalle olarak Hoşarlı adıyla 17.yüzyılın başlarından itibaren anılmaya başlanmıştır. Hoşarlı adının çarşı-pazar anlamına gelen "hoş" ve "şar" sözcüklerinin birleşiminden oluşan eski bir Türkçe kelime olduğu yazılı kaynaklarda geçmektedir.
Köyümüzün Hoşarlı olarak anılması ise tarihçi C. Türkay'ın "Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatler" adlı eserine göre; köyümüzün bulunduğu yere ilk olarak "Hoşar Uşakları" adlı Türkmen taifesinin gelip yerleşmesiyle olduğu belirtilmektedir. Trabzon'un genel tarihi incelendiğinde; köyümüzde Türkmenlerden başka, Tatar, Kıpçak-Kuman, Çepni Türklerinin de bulunduğu kullanılan yer adlarından anlaşılmaktadır.
İlk gelen Türk boylarının Osmanlı Devlet politikasına bağlı olarak sunnî kabilelerden seçildiği, sunnî olmayanların arasına da sunnî aşiretlerin yerleştirildiği bilinmektedir. Daha sonraları muhacirlik olarak adlandırılan dönemde iç ve batı istikametine göç eden atalarımızın bir bölümü Amasya, Çorum, Düzce, Adapazarı ve Bursa'ya, bir bölümü Malatya ve Muş civarına Anadolu'ya ilk gelişte yerleşen yakınlarının bulunduğu yerlere yerleşmişlerdir. Ruslar ve Ermeniler Yurdumuzu terk ettikten sonra göç edenlerin bir bölümü geri dönmüşlerdir.
Hoşarlı, 1935 yılına kadar Karaağaçlı Köyüne bağlı bir mahalle iken bu tarihte alınan kararla köy statüsüne kavuşmuştur.

COĞRAFİ YAPI

Konum:
Hoşarlı Köyü, Vakfıkebir-Tonya karayolu üzerinde, Tonya'ya 5 km, Vakfıkebir'e 14 km ve Trabzon'a 60 km uzaklıktadır.

k_yhjkgfkfg.jpg

Yer Şekilleri:
Hoşarlı, Kuzey Anadolu Sıradağları oluşumuna bağlı olarak 3.jeolojik zamanda görülen yerkabuğu hareketleri sonucu birbirinden ayrılan Karadağ ve Sis Dağı arasındaki Sivri Tepesi'nin doğu tarafında oluşan fayın üzerindedir. Bu alanın 4. jeolojik zamanda buzullarla kaplı olduğu, daha sonra buzulların erimesi ile bir körfez halini aldığı ve denizlerin çekilmesi sonucu bir vadi şeklinde bugünkü şeklini aldığı tahmin edilmektedir.
Tonya-Vakfıkebir karayolunun geçtiği köy merkezi eğimi az, köyün düz ve en geniş alanıdır. Doğusunda Selkıranı Tepesi, Kuzeydoğusunda Çulfaz Tepesi bulunur. Kenar bölümlerinde eğim oldukça fazladır. Arazi Raşı Deresi, Fol Deresi ve Karaağaçlı köyünden gelen çayla parçalanmış bir vadi şeklindedir. Doğu bölümünden itibaren parçalı yapıda olan yayla tabir edilen alanlar mevcuttur. Bu yaylaların başlıcaları Yeniyol, Zeyrat, Kirazlık ve Zera'dır.
İklim:
Köyümüzün iklimi tipik Karadeniz iklimidir. Her mevsim yağışlıdır. Yaz sıcaklıkları fazla değildir. Genellikle sis görülür. Kışın Ocak ve Şubat ayları arasında fazla kar yağar. Don olayları fazla görülmez.
Toprak Yapısı:
Hoşarlı'nın toprak yapısı incelendiğinde humus oranı az görülür. Daha çok tortul kayaçların oluşturduğu yöremizde "pur" olarak tabir edilen yapının parçalanmasından oluşmuştur. Toprak örtüsü fazla kalın değildir. Suyu uzun süre saklamadığı için tarıma pek elverişli değildir. Tarım daha çok humuslandırılan alanlarda yapılmaktadır.
Bitki Örtüsü ve Yaban Yaşamı:
Köyün kuzey, kuzeybatı ve doğu tarafındaki hattı oluşturan bölümde geniş yapraklı ağaçların oluşturduğu küçük ormanlık alanlar vardır. En fazla bulunan ağaç türleri kayın-kızılağaç, gürgen ve meşedir. Ormanların alt bölümünde ormangülü-komar bitkisi yaylalara kadar uzanır.
30-35 yıl önce köyümüzün ormanlarında ve yaylalarında yabani tavşan, dağ keçisi, yaban tavuğu, çakal ve tilki çokça görülüyormuş. Ancak, bilinçsiz avlanma nedeniyle bu hayvan türleri yok denecek kadar azalmıştır. Kuş çeşitlerinin çoğu göçmen olmakla birlikte karga, karatavuk, serçe, tirvana ve tarla kuşları her mevsim görülmektedir.
Akarsular:
En önemli akarsular köyümüzden geçen Fol Deresi Raşı Deresi ve Zera Deresi'dir. Bu sulardan un değirmenlerinin çalıştırılmasında yararlanılmakta ve küçük çaplı balık avcılığı yapılmaktadır.
Ormanlar:
Ormanlar çok az yer kaplamakla birlikte, insanların ev yapımında kereste ve odun ihtiyacının karşılanmasında önemli yer tutmaktadır.

NÜFUS:
Çeşitli nedenlerle köyümüz 1950'li yıllardan beri sürekli dışarıya göç vermektedir. 2000 yılı verilerine göre köyümüzün nüfusu 1184'tür.
Köyümüzden ayrılıp Samsun, Düzce, Zonguldak, Adapazarı (Hendek, Akyazı, Karasu), Yalova, Bursa (Orhangazi) ve Manisa (Soma) illerinde yaşayanların sayısı çoktur.

EKONOMİ:
Köyümüzün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Köyümüze ilk gelenler Orta Asya kültürüne bağlı olarak uzun bir süre göçebe hayatı yaşamışlardır. 1960'lı yıllara kadar bu hayat devam etmiştir. Gümüşhane Yaylalarını Yazlak, şu andaki ikamet alanını Kışlak olarak kullanmışlardır. Eskiden küçükbaş hayvan yetiştiriciliği çok yaygın iken, şimdi büyükbaş hayvancılık yaygın olarak yapılmaktadır. Bu hayvanların en çok sütünden yararlanılmaktadır. Üretilen sütler Tonya ve Vakfıkebir'de kurulan süt ürünleri fabrikalarında işlenmektedir. Ayrıca son zamanlarda arıcılık da önem kazanmıştır.
Çok önceleri kendir ekimi ve ona bağlı olarak keten dokumacılığı yaygın olarak yapılmış, devlet kararı ile ekim izni kaldırılınca bu alanda tarım yapılmamıştır.
Köyümüzde fındık yetişmekte olup az sayıda kişi tarafından tarımı yapılmaktadır. Sayıları az olmakla birlikte köyümüzden yurtdışında çalışıp emekli olan ve halen çalışanlar vardır. Kamu ve özel sektör alanında çalışanlar genellikle köyden ayrı yaşamakta, köyde oturan gençler yılın belli bölümlerinde yakın Trabzon ve yakın illerdeki inşaat işlerinde çalışmaktadırlar.
EĞİTİM:
Köyümüzde 1950 yılında ilkokul, 1975 yılında ortaokul açılmıştır. Daha sonra yeni bir okul binası yapılarak 8.yıllık ilköğretim okuluna dönüşmüştür. O tarihten bu yana köyümüz eğitim alanında önemli gelişmeler kat ederek profesör, doçent, mühendis, tıp doktoru, müfettiş, öğretmen, sağlık personeli, güvenlik görevlisi, imam-hatip ve mali müşavir olmak üzere kamu ve özel sektör alanlarında önemli isimler yetiştirmiştir.
Halen üniversitelerin çeşitli bölümlerinde öğrenimlerini sürdüren öğrencilerimiz vardır.

SAĞLIK:
Köyümüzde tam teşekküllü sağlık ocağı mevcut olup, köyümüzle birlikte çevredeki 6 köye hizmet vermektedir.

SOSYAL VE KÜLTÜREL HAYAT

Hoşarlı'nın sosyal ve kültürel yapısı incelendiğinde, unutulmuş olsa da Orta Asya Türk kültürünün izlerine rastlanır. Uzun süren göçebe hayatı, dokuma sanatının iyi bilinmesi, hayvancılık ve demircilikle ilgili el sanatları, folklor hep Orta Asya Türk izlerini taşımaktadır. Zaman zaman yaşanılan yörenin özelliklerinden, aralarına katılan toplulukların bazı yaşantılarından etkilenmişlerdir. Ancak, inançlarına sahip çıkarak ödün vermemişlerdir.
Hoşarlı insanının hayatının her alanında Türk-İslâm sentezinin oluşumu olan hayat tarzı görülmektedir. Hayırseverlik ve yardımlaşma eskiden beri süregelen güzel davranışlardır. Köyümüzün manevi yönden gelişmesinde Hordop Dede, Raşı'nın Ömer (Karagüzel), Bilal Hoca (Beşel), Rasim Hoca (Birinci) ve Murat Hoca (Birinci)'nın büyük emeği vardır. Köyümüzde iki cami , iki imam hatip ve bir de Raşı (Avcılar)Mahallesinde mescit bulunmaktadır.
DİL VE EDEBİYAT:
Köyümüze ait yazılı bir eser bulunmamaktadır. Ancak, özellikle ağıt ve müzik türünde sözlü eserler yıllardan beri söylene gelmektedir.
Günlük konuşma dili yüzyıllardan beri Türkçedir. Ağız olarak eski Türkçe izlerini taşımakla birlikte Farsça ve Arapçadan da etkilenmiştir. Yöremizin dili dil bilimciler tarafından tam olarak incelenmediği için birçok kelimenin Türkçe kökenli olmasına rağmen yabancı dillerden geldiği sanılmıştır. Türkçe kelimelere örnekler;
Mança: Orta Asya'da çorba anlamında kullanılmaktadır.
Fırçıktı:Ahırdan aşhane bölümüne fırlayıp çıkılan yer.
Aşhane:Mutfak-yemekhane
Bağsi:Bağ sırası-İneklerin bağlarının bağlandığı yer.
Gelberi:Bugün birçok yerde tahılı bir araya toplamak için kullanılıyor. Bize ot toplamak için kullanılır.
Gom:Ev
Seren:Çamaşır kurutma yeri. Kurutulmak için asılan çamaşır..
Serender-Seren-darı kelimelerinin birleşiminden uğraması sonucu oluşmuştur. Darı kurutulan yer anlamındadır.
Merek: Samanlık
Kofuk:Çürük
Kofuk:Çürük
Konuşma dilinde yumuşak ünsüzlerin yerine sert ünsüzler, "O" ve "i" yerine çoğunlukla "I" , bazen "k" yerine "g", "d" yerine "t" sesleri kullanılmaktadır. Örnek: kelıyırım-geliyorum, pen-ben, gız-kız gibi.
GELENEK VE GÖRENEKLER:
Evlenme-Düğün: Evlilikler kız isteme, söz ve düğün olmak üzere üç aşamadan oluşur. Düğünden sonra el öpmeye gidilir. Kız ve damat yakınlarına hediyeler götürülürken, bu kişiler de geline hediye olarak el öpme parası verirler.
Gelin götürülürken yol kesme, düğün yemeğinde kaşık çalma şimdi olmasa da eskiden var olan bir gelenekti.
Düğünlerde erkek ve bayanlar ayrı olarak kemençe eşliğinde yöresel halk oyunumuz olan horonla eğlenmektedir.
Son zamanlarda kent kültürünün etkisiyle salon düğünleri yapılmaktadır.

Cenaze Törenleri:
Cenaze defnedilince hayrına para ve havlu dağıtma, ölü çıkan evde üç gün Kur'an okunması, 40.cı gecede mevlit okunması ve ağlama geleneği halen devam etmektedir.
İmece-Meci:
Hoşarlı halkı eskiden beri gerek şahsi gerekse köye ait işlerde yardımlaşmakta, imece yoluyla tarla, inşaat, okul, cami, yol ve su gibi birçok işi yapmaktadır.
Asker ve Hacı Uğurlama:
Hoşarlı'da çok önceden hacı ve asker uğurlamaları dualar eşliğinde topluca yapılmakta, silah atma geleneği 1980'li yıllara kadar sürdürülmüştü.
Yemekler:
Mevlit, düğün, imece ve göç zamanlarında yemeklerin en güzeli yapılmakta ve ikramda bulunulmaktadır.
Amacına göre yemeklerde farklılık olmaktadır. Düğün, imece, göç ve mevlitlerde yapılan yemeklerde farklılık olmaktadır. Göç yemekleri hayvansal ürünler ağırlıklı, mevlit ve düğün yemekleri etli tatlı çeşitlerinden, imece yemekleri karışık türden oluşmaktadır.
Başlıca geleneksel yemeklerimiz; kuymak, mıhlama, lahana çorbası, lahana sarması, yahni, fasulye turşusu, mısır ekmeği, lames (otlu ekmek), silikta (hamur kızartması), hamur tatlısı, sıka (kurutulmuş tanelenmemiş fasulye) yemeği, çömlek peyniri ve sumul (sıcak mısır ekmeği ile tereyağı karışımı)dur.
Folklor:
Hoşarlı'da bayanlar entari, peştamal ve yelek giyerler. Başlarını yazma ile bağlarlar. Eskiden kendi dokuma ve örgülerinden bunları yaparlardı şimdi hazır alınıyor. Peştamal kullanımı ise azalmaktadır.
Erkekler eskiden zipka pantolonu, üzerlerine yelek ve ceket giyerlermiş. Şimdi o da giyilmiyor. Yerini konfeksiyon ürünü giysiler aldı
OYUN VE EĞLENCE:
Düğünlerde, yaylaya çıkış zamanlarında (salım-karaptal günlerinde) kemençe eşliğinde halk oyunları oynanmaktadır.
Televizyonun ve kitle iletişim araçlarının olmadığı dönemlerde açık alanlarda ocak oyunu, cirit-curut, kırayağı-kırağı, çaldik, mamya ve beş leme ,kışın ve mısır soyma imecelerinde kulbaç-kırbaç, kabuk oyunu, 12 dama oyunları yaygın olarak büyük küçük herkes tarafından oynanmaktaydı. Şimdi bu oyunları bilen ve oynayan pek kalmadı.

TURİZM
Potansiyeli olmasına rağmen köyümüzde turizm gelişmemiştir. Ancak; bu 2006 yılında kurulan HOŞARLI KÖYÜ KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ faaliyet programına alınabilirse Raşı Deresi Doğal Alabalık ve Mesire Alanı, şu an ekonomik değeri olmasa da ileride Zera Deresinin Çanakçı mevkiinde oluşturulabilecek bir baraj göleti ile hem alabalık, hem de mesire alanı köyümüze ilgiyi artıracak ve ileriki yıllarda köyümüzün ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır.